Adana Çocuk ve Ergen Psikolojisi

Ögeyi Oylayın
(1 Oylayın)

Merhaba ben Adana ilinde çalışan psikolog Halil ÖZGEN. Çocuk sorunları ve çözümleri ile ergenlik sorunu ve çözümleri konusunda çalışmalar yapmaktayız. Anne ve babalara okul dönemi çocuk gelişiminde karşılaştığımız sorun ve problemlerin ortadan kalkması adına problem çözme teknikleri öğretiyoruz. Çoğu anne baba çocuk gelişimi konusunda kendi anne ve babasından gördükleri, çevreden gözlemledikleri ve araştırıp bulduğu bilgi ile hareket eder. Biz yurt genelinde yapmış olduğumuz seminerlerde çocuk gelişiminde doğru bilinen yanlış düşünceleri düzeltme yoluyla anne babalara bilgilendirici ve önleyici danışmanlık hizmetleri vermekteyiz. Özellikle gelişim döneminde anne ve baba tarafından duygusal bütünlüğü bozulan çocuklarda meydana gelen çocukluk yarasının kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyerek ergenlik sorununa yol açtığı ve gelecekte ise kişilik bozukluğuna sebep olduğu konusunda Türkiye genelinde yapmış olduğumuz seminerler ile dikkatleri bu konu üstünde toplamaya çalıştık. Çocuklarda görülen hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, korku ve kaygı problemleri, karşı gelme ve inatçılık, tuvalet alışkanlığı ve alt ıslatma problemleri, tik, tırnak yeme, yalan söyleme, öfke sorunu, kardeş kıskançlığı, saç yolma, öğrenme güçlüğü, konuşma güçlüğü gibi konularda ebeveynlere çocuğa davranışlarda ne türden hatalar yaptığı, yapılan yanlış davranışın nasıl düzeltilmesi gerektiği ve doğru davranışın neler olabileceği konusunda bilgilendirici danışmanlık yapmaya devam etmekteyiz. Çocuğun ahlak ve vicdan mekanizmasının oluşmasında anne ve babanın farkında olmadan yapmış olduğu hatalar ve bunun sonucunda bilinçaltında meydana gelen travmayı ortaya koyan çalışmalar yapmaktayız. Anne ve babalar tarafından görünmeyen bu bilinçaltı süreçlerinin çocuğun geleceklerini nasıl kontrol altına aldığı, kişilik gelişimlerini nasıl olumsuz yönde etkilediği, okulda pasif, sorumsuz, tembel bir çocuk olması, ergenlikte nasıl istenmeyen yalnız bir çocuk haline geldikleri danışmanlık süreçlerinde çözüme kavuşturulmaktadır. Çocuğun duygusal bütünlüğünü esas alan bu danışmanlık hizmetleri ile bilinçli anne ve babalar haline gelip empati kurma becerileri kazanacaklar. Çocuğunuzla ilgili sorunlarla mücadele edemediğinizi, çocuğunuzun daha verimli ve mutlu olması, psikolojik destek almanın gerekli olduğunu düşünüyorsanız; çocuk psikologu olarak her zaman yardıma hazırız. Bizimle sitedeki Telefon bilgilerini kullanarak bize ualaşabilirsiniz. (HALİL ÖZGEN kimdir? Öğrenmek için tıklayınız.)

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ

Anneler çocuk gelişimi konusunda babalara göre daha fazla sorumluluk alırlar. Bunun nedeni annenin çocuk ile daha fazla zaman geçirmesinden kaynaklanmaktadır. Örneğin tüm gün çalışan ve işlerin yoğunluğundan evine yeterince zaman ayıramayan bir baba ile evde sürekli çocuklarla zaman geçiren bir annenin tutumunu bir pedagog gözlemiyle inceleyelim. Çocuğun sorunu ve problemi karşısında annede aşırı düzeyde kaygı ve depresyon belirtileri oluşurken babanın daha sakin davranış sergilediği görülebilir. Bir pedagog yada çocuk psikologu, danışmanlık sürecinin başında anne ve baba arasındaki bu düşünce farklılığını çabuk fark eder. Pedagog yada çocuk psikologu problem olan davranış bozukluğunun hem anne hem de baba tarafından yeterince önemsenmesini sağlamalıdır ki problem ailenin ortak problemi haline gelebilsin. Bunun sonucunda annenin kaygısı ve depresyon belirtileri azalacak ve belki de çocuk davranış bozukluğu sorununun önemli bir bölümü kendiliğinden aşılmış olacaktır. Özetle ister uyum sorunu isterse davranış bozukluğu sergilesin bir pedagog danışmanlık süreçlerinde annenin ve babanın ortak düşünce ve tutarlılık göstermesini, akıl ve ruh sağlığının yerinde olamasını ister.

Pedagog yada çocuk psikologu karşısına en çok çıkan ve iki yaş sendromu olarak da bilinen minik ergenlik döneminde bebek özerklik ve merak duygusu ile hareket ederek dünyayı tanıma sürecine girer. Bebeğin bu süreci kaygılı anneler için oldukça zordur. Bir çoğu farkında olmadan bebeklerinin bağımsızlığını engeller ve anneye bağımlı kalmasına ya da özgüvensiz çocuk olmasına sebep olurlar. Aslında, bebek gözden kaybolduğunda kendini güvensiz hisseden anne ve babadır. Kaygılı anneler sürekli "dokunma, elleme, gitme” gibi mesajlar verirler. Bunu duyan bebek hemen annesinin kucağına endişe ve korku ile geri döner. Çünkü bebeğin özerkliğe ve bağımsızlığa dair içsel dürtüsü görmezden gelinmiştir. Bebek her defasında koşarak annesine dönerse, bebeğin anneye bağımlılık süreci giderek pekişeceği hakkında pedagog sizi mutlaka uyaracaktır.

Farkında olmaksızın, bu yutulma korkusu bebek karakterinin ana unsurundan biri haline gelir ve daha sonraki yıllarda “yalıtanlar” olarak adlandırılan, diğerlerini kendinden bilinçsizce uzaklaştıran bir ergen olur. Bu tür ergenler, etrafında “biraz boş alana” ihtiyaç duyduğundan diğer ergenler ile arasına mesafe koyarlar. Onlar istedikleri zaman uzaklaşıp yakınlaşma özgürlüğüne sahip olmak isterler. Bir tek ilişkiye çakılıp kalmaktan hoşlanmazlar. Pedagog bütün o havalı dış görünüşün altında, küçük bir bebeğin doğal bağımsızlık ihtiyacını doyurmasına annenin izin vermeyişinin yattığını söyleyebilir.

Bir de pedagog gözüyle bu davranış biçiminin tam tersini uygulayan ailelere bakalım. Kendilerine doğru koşarak gelen bebeğini, sırf rahatı bozulmasın diye yanından uzaklaştıran ebeveynler var: “Çekil buradan, meşgülüm”, “Git oyuncağınla oyna”, “Bana yapışmayı kes” diyerek büyütülen bir bebek kendisini duygusal anlamda terk edilmiş hissederek büyür. Çocuk pedagogu bunun sonucunda büyüyünce “yapışkanlar” dediğimiz, yetişkinlere ve yakınlaşmalara karşı doyumsuz bir ihtiyaç duyan özgüven eksikliği olan ergenlere dönüşeceğini bilir. Yapışkanlar her an “Her şeyi birlikte yapmak” isterler. Diğer insanlar randevusuna gelmediklerinde, onlar kendilerini terk edilmiş hissederler. Evlendiklerinde boşanma düşüncesi ise dehşete düşürür. Fiziksel şefkat ve rahatlama için deli olur, her zaman sözel bağlantı kurabilecek yakınlıkta kalmaya ihtiyaç duyarlar. Bütün bu yapışkan davranışın altında ise, ebeveynlerinin kucağında biraz daha fazla zaman geçirmeye ihtiyaç duymuş olan küçük bir bebek yatmaktadır.

ÇOCUKLARDA UYUM SORUNU

Çocuklarda uyum sorunu ise bir başka çocuk psikologu sorunudur. Okul öncesi dönemde toplumsallaşma sürecine giren çocuk, anneye bağımlılık süreçleri devam ediyor ve baba ile yeterince etkileşim içerisine giremiyorsa özgüven eksikliği sorunu oluşabilir. Özgüven eksikliği aşılamazsa çocuğun anneye bağımlılık süreci devam eder. Okul öncesi dönemde uyum sorunu olarak karşımıza çıkan bu özgüven eksikliği kreşte ve anaokulunda aileyi pedagog yardımı almaya zorlayacaktır. Bunun çözümünün çocuk ile baba arasındaki iletişimin daha da kuvvetli hale getirilmesi ile olacağı pedagog tarafından aileye anlatılmalıdır. Özellikle babanın çocuk gelişimindeki önemi çocuk psikologu veya pedagogu tarafından aileye anlatılmalıdır. 

ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ BOZUKLUĞU

Çocuklarda uyum sorunu çözülemezse okul döneminde davranış bozukluğuna sebebiyet verebilir. Davranış bozukluğu tedavisinde otorite problemi dikkate alınmalı ve aile ile psikolojik danışmanlık yapılmalıdır. Otorite demek şiddet demek değildir. Kural koymak, kurallara uyulduğunu takip etmek ve tutarlı olmaktır. Anne ve babalar çocuğun istekleri karşısında tutarlı davranışlar sergileyemezler ise otorite sorunu oluşur. Pedagog sınırlar olan bir dünyada sınırsız ihtiyacı olan çocuğun isteklerinin sınırlandırılması, duygusal ihtiyaçlar dışında güç mücadelesi gösteren istekleri ertelemeleri ile ilgili aileyi bilgilendirir. Bunun için anne ve babanın tutarlı olması önemlidir. 

 

ERGEN PSİKOLOJİSİ

Çocuk psikolojisi kadar önemli olan bir diğer husus ergen psikolojisidir. Uyum sorunu ve davranış bozukluğu sorunu çözüme kavuşturulmazsa ergenlikte kişilik bozukluğuna dönüşebilir. Çocukluğunda şiddet görmüş, ruhu ezilmiş, engellenmiş, baskı altına alınmış çocuğun ergenlik döneminde mezardan çıkmış zombi gibi olduğunu ünlü bir pedagog söylemişti. Çocukluğu kötü geçen bir ergenin verdiği tepkilerde çok ağır olacaktır. Ergen psikologu alanına giren yalan ve öfke patlaması, şiddet, sigara ve alkol kullanımı, okul başarısızlığı, tırnak yeme ve tik gibi problemler ailenin kabusu haline gelecektir. Çocukluk döneminde babanın çocuğu ile yeterince iletişim kuramaması yüzünden sorumlulukların anneye emanet edilmesi de problemi çözemeyecektir. Annenin bu ergenlik dönemi ile baş etme becerileri oldukça yetersiz kalacağı pedagog tarafından babaya etkili bir şekilde anlatılmalıdır. Bu durumda bir ergen psikologu geç kalınmış bile olsa babayı ergen ile birlikte vakit geçirmeye teşvik ederek çatışmayı çözüme kavuşturmayı deneyecektir. Baba faktörünün çocukluk döneminde önemi ne ise ergenlik döneminde önemi daha fazladır.

Pedagog bir ergenin artık nasihatten hoşlanmadığını, bunun yerine problem çözmeyi öğrenmesi gerektiğini aileye anlatır. Ailenin yapması gereken ergenin problemlerini çözmesi değil, kendi çözümlerini bulmasını sağlamaktır. Bu süreçte ergen problem çözme ve karar verme mekanizmasını öğrenmiş olacaktır. Bir diğer ergen psikologu sorunu da arkadaş sıkıntısıdır. Yeterince baba modeli ile karşılaşmamış bir ergenin sosyal hayatta özgüven eksikliği yüzünden arkadaş edinememesi ciddi bir sorundur. Bu problemin ergende yanlış kişilerle arkadaş edinmesine, madde bağımlılığına ve hatta intihara varsan davranışlara yol açtığını söyleyebiliriz. Ergen ile yaptığımız psikolojik danışmanlık süreçlerinde bu özgüven eksikliği aşılabilir. 

Çocukluk dönemindeki aileden çocuğa doğru olan baskı ve şiddet, ergenlik döneminde ergenden aileye doğru olacaktır. Artık roller değişerek ergen güç kazanmıştır. Ancak bu güç kontrollü olmadığından, öfke olduğundan aile mutluluğunu tehlikeye dönüştürecektir. Mutlu aile kavramı giderek azalır. Aile son çare olarak ergen psikologu yardımı almaya karar verir. Pedagog bu psikolojik yardım sürecine aile fertlerinin neredeyse tamamının katılmasını sağlamalıdır. 

Ergenin okul sorunu da aile bireylerince oldukça önemlidir. Gelecekte iyi bir üniversite kazanması, iyi bir mesleğinin olması ergenin tek başına sorunu değildir. Gelecek kaygısı, hem ergen hem de anne ve baba açısından çok önemli olunca bu ergen üstünde aşırı kaygıya dönüşecek ve bu kaygı sınavda hata yapmasına heyecanlanmasına neden olacaktır. Ergen psikologu bu süreçte bu ailenin kaygısını mutlaka azaltması gerekir. Sınav kaygısı oluşturan nedenler ortadan kaldırılabilir. Örneğin asla tıp okuyamayacak bir üniversite hazırlık öğrencisine senden çok iyi bir doktor olur, diye baskı yapmak gibi. Bir ergen psikologu bundan dolayı ergenlerden oldukça fazla şikayet aldığını söyleyebilir. Bu durumda ergen için özgüven eksikliği sorunu tetiklenecek, güvensiz, korkak, çekingen, arkadaş edinemeyen bir ergen hayata devam etme çabasıyla belki geri çekilecek ve hiç bir şey yapmadan okul devamsızlığı, ders çalışmama ortaya çıkacaktır. Sonucunda ise çocuk ve ergen psikologu için belki de en zor aşama olan ergenlik döneminde meydana gelen depresyon ile mücadele etmek durumunda kalacaktır.

ADANA ÇOCUK PSİKOLOGU KONULARI

  • Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı (DEHB)
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü (Disleksi)
  • Tuvalet Alışkanlığı
  • Alt Islatma Problemleri
  • Anne ve baba bağımlılığı
  • Anne ve baba ayrılığı
  • Tırnak yeme, parmak emme ve Tik
  • Yeme bozukluğu
  • Gece korkusu ve gece terörü
  • Kardeş Kıskançlığı
  • Fobi ve Korkular
  • Çalma Hastalığı (Kleptomani)
  • Öfke Nöbeti
  • Yalan Söyleme
  • Uyum Sorunu ve Davranış Bozukluğu

ADANA ÇOCUK PSİKOLOGU ÇALIŞMA DÖNEMİ

  • 4 yaş çocuk psikolojisi
  • 5 yaş çocuk psikolojisi
  • 6 yaş çocuk psikolojisi
  • 7 yaş çocuk psikolojisi
  • 8 yaş çocuk psikolojisi
  • 9 yaş çocuk psikolojisi
  • 10 yaş çocuk psikolojisi
  • 11 yaş çocuk psikolojisi

ADANA ERGEN PSİKOLOGU KONULARI

  • Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı (DEHB)
  • Anne ve baba ayrılığı
  • Tırnak yeme, parmak emme ve Tik
  • Karşı Gelme ve İnatçılık
  • Yeme bozukluğu (Bulimia Nervosa, Anoreksiya Nervoza)
  • Kardeş Kıskançlığı
  • Saç Yolma (Trikotillomani)
  • Çalma Hastalığı (Kleptomani)
  • Öfke Nöbeti
  • Yalan Söyleme
  • Okul Başarısızlığı
  • Sınav Kaygısı
  • Şiddet ve Saldırganlık
  • İntihar
  • Madde Bağımlılığı, Sigara ve Alkol
  • Takıntılar

ADANA ERGEN PSİKOLOGU ÇALIŞMA DÖNEMİ

  • 12 yaş ergen psikolojisi
  • 13 yaş ergen psikolojisi
  • 14 yaş ergen psikolojisi
  • 15 yaş ergen psikolojisi
  • 16 yaş ergen psikolojisi
  • 17 yaş ergen psikolojisi
  • 18 yaş ergen psikolojisi
  • 19 yaş ergen psikolojisi
  • 20 yaş ergen psikolojisi
Bu kategorideki diğerleri: Hiperaktivite ve Dikkat Dağınıklığı »

ADRESİMİZ

  • Reşatbey Mah. Atatürk Cad. Arı Apt. Kat:1 Daire: 2
  • Arıplex Sineması Üstü Seyhan/ADANA
  • 0 (850) 441 1556
  • 0 (553) 564 1669
  • psikolog@halilozgen.com
Halil ÖZGEN